Büyükelçiden BBC’ye zor soru: Filistinliler öldürülürken niye çağırmadınız beni?

Filistin Yönetimi’nin Britanya Büyükelçisi Husam Zomlot, BBC televizyonunda çıktığı yayında, İsrail’in bakış açısıyla kendisini sorgulayan ve ısrarla Hamas’ı kınatmaya çalışan sunucu Lewis Vaughan Jones ve kanalın çifte standartlı yayın anlayışına meydan okudu.

Işın Eliçin, Filistin Britanya Büyükelçisi Zomlot’un katıldığı BBC programını Türkçeleştirdi.

Diken’de yer alan Zomlot ve Jones yayınındaki diyalog şöyle:

LWC: Hamas’ın cumartesi başlattığı şeyi destekliyor musunuz?

Husam Zomlot (HZ): Bu doğru bir soru değil.

LWC: Önemli bir soru.

HZ: Hayır, hayır önemli bir soru da değil.

LWC: Onları destekleyip desteklemiyor olmanız önemli bir soru.

HZ: Hayır, hayır, hayır önemli bir soru değil. Hamas militan bir grup. Siz ise Filistin yönetiminin temsilcisiyle konuşuyorsunuz. Bizim pozisyonumuz açık ve net biliniyor.

LWC: Neymiş o pozisyon, Hamas’ı destekliyor musunuz, desteklemiyor musunuz?

HZ: Eş tutamazsınız. Konumuz desteklemek ya da desteklememek değil. Ben burada halkımı, Filistin halkını temsil etmek, neler çektiklerini anlatmak üzere buradayım. Kimseyi kınamak üzere gelmedim buraya. Eğer illa ki biri kınanacaksa, bu sizin “Ortadoğu’daki tek demokrasi” olarak nitelediğiniz İsrail’dir. Parantez açıp belirtmeliyim ki az önce haberinizde İsrail’in sivilleri hedef aldığını bildirdiniz. Bu sadece son 48 saatte olmadı.

LWC: Hamas, Filistinlileri de hedef alıyor ama kınamadınız

HZ: Size bir şey söyleyeceğim. Hamas, Filistin hükümeti değildir. Tamam mı? İsrail hükümeti ise düzenli ordusuna emirler veriyor. Bu nedenle lütfen simetri ya da benzerlik varmış gibi konuşmayın. İşgalci ile işgal edileni eşitlemeyin. Bu izleyicilerinizin meseleyi, gerçek durumu anlaması açısından adil bir tutum değil. İsrail’in kuruluşundan beri tek bir askeri doktrini var. Bulduğunda sivillerle savaşıyor, sivilleri öldürüyor ki onlar da savaşçılara baskı yapsın. 1948’den beri. Gidip kayıtlara bakın. Bu durum Gazze’de de tekrarlandı, tekrarlanmaya devam ediyor. Karşılıklı suçlama oyunu oynamayalım. Kurbanı suçlayacak değilim. Asıl tartışmamız gereken bu kısır döngüyü nasıl durduracağımızdır.

LWC: Sivilleri öldürdüğü için az önce İsrail’i suçladınız ama Hamas’ı suçlamaya yanaşmıyorsunuz.

HZ: Bak Lewis, İsrailli yetkilileri kaç kere mülakata aldınız? Yüzlerce kez. Yüzlerce. İsrail kaç kere savaş suçu işledi, hem de sizin kameralarınızın önünde canlı yayında? İsrailli yetkililerle de konuşmaya, önce kendilerini kınamalarını isteyerek mi başlıyorsunuz? Yaptınız mı bunu hiç? Ben yanıt vereyim; hayır, yapmadınız. Neden sorduğun o soruyu yanıtlamayı reddediyorum biliyor musun Lewis? Çünkü bu sorunun içerdiği ön kabulü reddediyorum. Çünkü işin özünde her şeyin yanlış anlatılması var. Çünkü kendilerini kınamaları beklenenler daima Filistinliler. Bu bir siyasi mesele ve uzun zamandır haklarımızdan mahrum bırakıldık. Doğru bir başlangıç ​​noktası bu meselenin temel nedenlerine odaklanmaktır; bu aşırı karanlık tünelden çıkmaya çalışmaktır.

LWC: Nasıl?

HZ: 75 yıldır ana akım medyanın yaptığı… Bizi buraya sadece İsrailliler öldüğünde davet ediyorsunuz. Son iki ay içinde Batı Şeria’da 200’den fazla Filistinli öldürüldüğünde davet ettiniz mi beni? Kudüs’te ya da diğer yerlerde İsrail provokasyonları olduğunda çağırdınız mı yayına? İsraillilerin son 48 saat içinde yaşadıklarının trajik olduğunu söyleyerek başladık konuşmaya. Bu durumu Filistinliler son 50 yıldır her gün yaşıyor. Gazze’deki, dünyanın en büyük açık hava hapishanesindeki durumu biliyorsunuz. Orada yaşayan 2 milyon insan İsrail tarafından 16 yıldır rehin alınmış durumda. O nedenle Lewis, belki de artık meseleyi bu şekilde çerçevelemeyi bırakmanın, bu tehlikeli söylemi terk etmenin ve insanlara çirkin gerçeği anlatmanın zamanı gelmiştir artık.

LWC: Sizin söyleminizle çözüm ne?

HZ: Uluslararası hukuk. Bu kadar. Uluslararası kararların, hukukun ve meşruiyetin eşit uygulanması. Ukrayna’da yaptığınız gibi. Ukrayna Büyükelçisini buraya getirip, ondan bazı savaşçılarını kınamasını ister misiniz? II. Dünya Savaşı’nın dehşetinden sonra Milletler Cemiyeti’nin oluşturduğu kuralları tam ve eşit bir şekilde uygulamamız gerekiyor. İsrail’in son 75 yıldır olduğu gibi istisnaî olmadığından emin olmamız gerekiyor. Kimsenin kanunların üstünde olmadığından emin olmalıyız. Britanya, hukukun üstünlüğüyle tanınır Lewis. Bence çözüm bu. İsrail, işgalci bir güçtür. İşgal altındaki insanların güvenliğini sağlamaktan sorumludur ve önümüzdeki saatlerde suç işlediklerinde, insanlığa karşı suç işlemeleri halinde, uluslararası toplum ve uluslararası yargı sistemi nezdinde hesap sorulmalıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x