Çekmecede Saklanan İstifa Dilekçeleri: “Hoşnutsuz” Romanı
Çekmecede Saklanan İstifa Dilekçeleri: “Hoşnutsuz” Romanı
Hakan Kaplan
24 Nisan 2026
Sabahın erken saatlerinde içtiğimiz o sıradan ofis kahvesinin buharında, “Bugün istifa etsem sonuçları ne olur?” sorusunun ağırlığıyla bilgisayar ekranına bakarken hepimiz benzer bir noktadayız. Beatriz Serrano’nun Domingo Yayınevi’nden çıkan “Hoşnutsuz” isimli romanı, tam da bu noktadan, o huzursuz mide bulantısının başladığı yerden okuyucuya sesleniyor.
PLAZADA BİR “SESSİZ İSYAN” GÜNLÜĞÜ
Romanın ana karakteri Marisa, bir reklam ajansında otuzlu yaşlarının ortasında olan, “başarılı” olması beklenen ama aslında sadece “hayatta kalmaya” çalışan bir kadın. Marisa’nın dünyası; anlamsız sunum dosyaları, rekabetçi iş arkadaşları ve her şeyin yolunda gittiği izlenimi veren bir kurumsal yapı arasında sıkışıp kalmış durumda. Serrano, Marisa’nın bu anlamsızlık içinde hayatta kalma mücadelesini (ilaçlar, YouTube videoları ve içsel engeller) öyle bir dürüstlükle kaleme alıyor ki, okuyucu olarak “Bunu nasıl bu kadar iyi biliyor?” diye düşünmeden edemiyorsunuz.
KURUMSAL DİLİN ABSÜRTLÜĞÜ VE VAROLUŞSAL SORUNLAR
“Hoşnutsuz”, benzer ofis romanlarından ayıran en belirgin özellik, dilindeki keskin ve ironik zeka. Kitap, kurumsal dünyanın kendine has, boş jargonunu adeta bir cerrah titizliğiyle parçalarına ayırıyor. “Sinerji yaratmak”, “ekip ruhunu güçlendirmek” gibi ifadelerin arkasındaki korkunç yalnızlık ve yabancılaşma, yüzümüze çarpıyor. Ancak bu eleştiriyi yaparken sizi hüzne boğmaktan çok, durumun absürtlüğüne gülmeniz için fırsatlar sunuyor; bazen kahkahalarla, bazen de acı bir gülümsemeyle.
OFİS MASANIZDA BİR İSYAN BAŞLATMAK İSTER MİSİNİZ?
Eğer LinkedIn bildirimlerinden bunaldıysanız ve hafta sonunu sadece “bir sonraki pazartesiye hazırlık” olarak görüyorsanız, bu kitap tam size göre. Beatriz Serrano, yalnızca bir plaza hikâyesi anlatmıyor; modern insanın “mutlu görünme” zorunluluğu altında nasıl ezildiğini gözler önüne seriyor. “Hoşnutsuz”, sistemden çıkmaya cesareti olmayan ama aynı zamanda sistem içinde de nefes alamayan herkesin sesi olmayı vaat ediyor. Belki de bu kitabı bitirdiğinizde, her sabah zorla gittiğiniz ofise bir daha asla eskisi gibi bakmayacaksınız.
Yazar: Hakan Kaplan